Veri Madenciliği

Veri madenciliği algoritmaları kullanarak veriden gizli bilgilerin alınmasıdır. Veri madenciliği, iş karar vermede pratik yorumlar yapmak için kullanılabilecek büyük veri yığınlarından yararlı bilgileri elde etmeye yardımcı olur. Temelde, yazılımın ve özel olarak tasarlanmış programların kullanımını içeren teknik ve matematiksel bir işlemdir. Veri madenciliği, büyük veritabanlarında örtük bilgiyi araştırmayı içerdiğinden, Veritabanlarında Bilgi Bulma olarak da bilinir. Veri madenciliği yazılımının başlıca türleri şunlardır: kümeleme ve segmentasyon yazılımı, istatistiksel analiz yazılımı, metin analizi, madencilik ve bilgi alma yazılımı ve görselleştirme yazılımı.Veri madenciliği geniş uygulanabilirliği nedeniyle çok önem kazanmaktadır. İş uygulamalarında, müşteri satın alma davranışı ve satın alma eğilimleri, müşterilerin profilleri, endüstri analizi gibi değerli bilgileri anlamak ve daha sonra tahmin etmek için gittikçe artan bir şekilde kullanılmaktadır. Bu temelde gerileme gibi bazı istatistiksel yöntemlerin bir uzantısıdır. Bununla birlikte, bazı gelişmiş teknolojilerin kullanımı onu bir karar verme aracı yapar. Bazı gelişmiş veri madenciliği araçları, veritabanı entegrasyonu, otomatik model puanlama, modelleri diğer uygulamalara ihraç etme, işletme şablonları, finansal bilgileri içeren hesaplama, hedef sütunlar hesaplama ve daha fazlasını gerçekleştirebilir.

SEVR BARIŞ ANLAŞMASI  – LOZAN BARIŞ ANLAŞMASI KARŞILAŞTIRMASI

SEVR BARIŞ ANLAŞMASI  – LOZAN BARIŞ ANLAŞMASI KARŞILAŞTIRMASI

  • Sevr Antlaşmasına Göre Sınırlar:

İzmir, Ege Bölgesi ve Doğu Trakya Yunanistan’ın kontrolüne bırakılacaktı. Güney sınırımız; Mardin, Urfa, Gaziantep ve Osmaniye’nin kuzeyinden geçmekte ve bu sınırın güneyi (Suriye) Fransa’ya bırakılmaktaydı. Ayrıca;

– Van, Muş, Bitlis ve Erzincan’ı içine alan bir Ermenistan kurulacaktı.
– Yunanistan sınırı ise İstanbul’un bittiği yerden başlıyordu. Ayrıca Türkiye Gökçeada ve Bozcaada’yı Yunanistan’a bırakacaktı.
– İtalyanlar Antalya ve Konya, Fransızlar Adana, Sivas ve Malatya, İngilizler ise Irak’ın kuzey kısmında nüfuz sahibi olacaklardı.

• Lozan Antlaşması’na Göre Sınırlar:
Güney sınırı; Daha önce Fransa ile yaptığımız Ankara Antlaşmasında kabul edilen sınır aynen kabul edildi. Hatay bu sınırın dışında kaldı.

Irak sınırı; Yapılan görüşmelerden bir sonuç alınamadı. Bölgede Türk nüfusunun fazla oluşu nedeniyle halk oylaması yapılması istendi ancak İngiltere bunu kabul etmedi. Konuda uzlaşma sağlanamaması durumunda konu Milletler Cemiyeti’ne götürülecekti. Sonuçta Irak sınırı konusunun Türkiye ile İngiltere arasında dokuz ay içinde çözümlenmesi kararlaştırıldı. Türkiye, İngiltere’nin işgali altında bulunan Irak, Mısır, Kıbrıs Adası üzerindeki egemenlik haklarından İngiltere’nin lehine vazgeçecektir.

Batı sınırı; Misakı millide olduğu şekilde kabul edildi. Buna göre Meriç Nehri Yunanistan ile aramızda sınır olarak kabul edildi. Gökçeada ve Bozcaada Türkiye’de kaldı. Yunanistan savaş tazminatı olarak Karaağaç’ı Türkiye’ye verdi. Asker bulundurmamak şartıyla Ege Adaları Yunanistan’a verildi.
– Musul (Irak) meselesi Lozan’da çözümlenemeyen tek meseledir.
– Hatay sorunu daha sonra lehimize çözülecektir.
– Lozan Antlaşması ile Misakımillî büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir.
– Sevr’e göre Doğu Anadolu’da kurulması planlanan iki devlet (Ermeni ve Kürt) Lozan’da yer almamıştır. 

  • Sevr Antlaşması’na Göre Azınlıklar:

Azınlıkların sosyal, kültürel ve siyasi hakları genişletilecek, Osmanlı Devleti onların hiçbir şeyine karışmayacaktı.

• Lozan Antlaşması’na Göre Azınlıklar:

Türkiye içinde yaşayan azınlıklar hukuken Türk uyruklu sayılacak ve Türk vatandaşları ile aynı haklara sahip olacaklardı. Türkiye’de yaşayan Rumlarla Yunanistan’da yaşayan Türkler karşılıklı (nüfus mübadelesi) olarak değiştirilecekler, İstanbul’da yaşayan Rumlarla, Batı Trakya’da yaşayan Türkler bu değiş tokuşun dışında tutulacaklar.

– Sevr’de azınlık hakları bahanesiyle iç işlerindeki bağımsızlığımız engellenmiş, Lozan’da ise ayrıcalıklar kaldırılarak iç işlerimize karışılması engellenmiştir.

• Sevr Antlaşması’na Göre Kapitülasyonlar:

Kapitülasyonlardan bütün müttefik devletler yararlanacaklardı.

• Lozan Antlaşması’na Göre Kapitülasyonlar:

Devletimizin gelişmesini engelleyen adlî, mali bütün kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı. Yabancı ticari kurumların Türk kanunlarına uymaları kararlaştırıldı.

– Sevr Anlaşması’nda ekonomik bağımsızlık yok edilmiş, Lozan’da ise kapitülasyonlar tamamen kaldırılarak ekonomik bağımsızlık elde edilmiştir.

• Sevr Antlaşması’na Göre Boğazlar Sorunu:

Gerek barış gerekse savaş zamanlarında bütün devletlerin gemilerine açık hâle getirilecek, boğazların yönetimi içinde Türk iye bulunmayan Boğazlar Komisyonu tarafından yapılacaktı.

• Lozan Antlaşması’na Göre Boğazlar Sorunu:

Boğazlar barış zamanında bütün ticaret gemilerinin geçişine açık hâle getirilecek. Boğazlar Türkiye’nin başkanlığındaki uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecekti.

– Sevr’de tamamen yok sayılan Boğazlardaki Türk egemenliği Lozan’da yine tam anlamıyla sağlanamamıştır.
– Boğazlar Komisyonunun varlığını devam ettirmesi misakı milliye uygun değildir.
– Boğazlar konusu Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile 1936 yılında çözümlenecektir.

  • Sevr Antlaşması’na Göre Asker Sayısı: 

Türkiye’nin bulundurabileceği asker sayısı sınırlanacak ve bu sayı 50.700 rakamını aşmayacaktı. Bu birlikler jandarma olarak görev yapacak, her birliğin başında da belirli miktarda İtilaf Devletleri ordularından subay bulunacaktı. Askerlik hizmeti ise zorunlu olmaktan çıkarılacaktı.

• Lozan Antlaşması’na Göre Asker Sayısı:

Boğazların askerden arındırılması maddesi dışında Türkiye’nin silahlı kuvvetlerine hiçbir sınırlama getirilmeyecekti.

– Sevr Anlaşması ile Osmanlı Devleti’nin savunma gücü yok edilmek istenmiştir. Lozan’da ise askerî anlamda sınırlama getirilememiştir.

• Sevr Antlaşması’na Göre Borçlar:

İngiliz, Fransız, İtalyan ve Osmanlılardan kurulacak bir komisyon, Osmanlı Devleti’nin servetini düzenleyecek, bütçe üzerinde son sözü söyleyecek olan bu komisyonun onayı olmadıkça Osmanlı Devleti iç ve dış borç alamayacaktı. Osmanlı üyeleri, bu komisyonda yalnızca danışman olarak bulunacaklardı.

• Lozan Antlaşmasına Göre Borçlar:

Osmanlı Devleti’nin, 1854’ten sonra Avrupa devletlerine olan borçları, daha önce Osmanlı sınırlarında iken sonradan ayrılarak bağımsız olan ülkelerle Türkiye arasında bölünecekti. Türkiye sadece payına düşen kısmı belirlenecek taksitlerle ödeyecekti. Borçların ödenmesiyle ilgili her türlü denetime son verilecekti.
– Sevr’de Osmanlı Devleti’nin ekonomisi İtilaf Devletleri’nin denetimine bırakılmıştı. Lozan’da ise Düyun-u Umumiye İdaresi kaldırılmış ekonomik bağımsızlık sağlanmıştır.

how to lose weight in 1 week

So you have added lots of pounds since the last family reunion and the next one is fast approaching? You definitely don’t want to be looking fat when everyone else looks gorgeous in their outfits. Adding weight is definitely much easier than losing it, but don’t despair, there are weight tricks you can use to make sure that you lose that weight fast within a week to also look gorgeous during the important family event. By the time the week is over, you should be confident enough to also show off to the rest of your family and you also will be feeling better about yourself.
Contack :lenymoraless11@gmail.com

İstatisti İlkeleri

İstatistik matematiğin küçük bir parçası olmasına rağmen istatistik ilkeleri birçok alanda kullanılmaktadır. İstatistiğin, öğrenmenin birçok alanında yardımcı olduğu bir gerçektir. Bununla birlikte, İstatistiklerin en güçlü kullanımı, devlet kurumları tarafından uygulanan programların verilerini bilimsel araştırma ve devlet planlama ve analizinde görülmektedir.

İstatistik

İstatistik, uygulamanın matematiğin en önemli özelliklerinden birisidir; çünkü veri toplama, sınıflandırma ve tüm endüstrilerdeki ve yaşamın her alanındaki verilerin yorumlanmasında hayati bir öneme sahiptir.

Recycled Kraft Paper

Kraft paper is a 100% biodegradable natural product. The pulp is made from long virgin fibres of maritime pine and is not bleached, to ensure minimum chemical processing and to retain the wood’s natural colour.
Kraft paper biodegrades entirely naturally. Just like the leaves from the trees, kraft paper decomposes naturally within a few weeks, returning to its initial form of cellulose fibres, which can be fully assimilated back into its original natural environment, with no adverse impact on nature or human health.