Coğrafi Yer Şekilleri PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 4
ZayıfEn iyi 
Coğrafya Hakkında - Coğrafya Hakkında
AddThis Social Bookmark Button
Kıta (Anakara), Yeryüzünü oluşturan büyük kara parçalarına denir.

Kıta'yı tanımlayan tek bir standart yoktur ve bu yüzden farklı kültürler ve bilimler neyin kıta olarak yorumlanacağına ilişkin farklı listelere sahiptirler. Genelde, bir kıta mutlaka geniş alanlı olmalı, sualtında olmayan topraklardan meydana gelmeli ve önemli jeolojik sınırları olmalıdır. Bazıları en fazla dört ya da beş kıta olduğunu düşünürken, en yaygın kullanımda altı veya yedi kıta sayılır.

Dünyanın yedi kıtası şunlardır:

Afrika
Antarktika
Asya
Avrupa
Kuzey Amerika
Güney Amerika
Okyanusya (Avustralya ve Yeni Zelanda)

Avrupa ve Asya, birlikte Avrasya olarak adlandırılmaktadır.

Ada, dört tarafı sularla çevrili bir kara parçasına verilen addır. Yarım Ada ise üç tarafı sularla çevrilidir,bir kenarından kıtaya bağlantısı olan kara parçasıdır. Yeryüzündeki adaların bütünü 10 milyon kilometrekarelik bir yer kaplar. Adalar, tek tek olabileceği gibi, gruplar halinde de olabilir. Bu şekil adalara “takım adaları” adı verilir.

Adalar, oluşumlarına göre : Volkanik adalar, kıtadan ayrılan adalar, mercan adaları, alüvial adalar diye sınıflandırılabilir.

Dünyanın en geniş 10 adası:

Grönland; 2,166,086
Yeni Gine; 885,780
Borneo; 743,330
Madagaskar; 587,042
Baffin; 476,068
Sumatra; 473,606
Honshu; 230,510
Büyük Britanya; 229,898
Victoria; 212,200
Ellesmere; 196,236

Yarımada, Üç tarafı su ile çevrili bir tarafı karaya bağlı kara parçasına denir.

Kıstak veya berzah: iki karayı yaklaştıran yarımada.

Düzlük (Ova) coğrafyada, deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yerlere verilen isimdir. Düzlükler çiftçiliğe yaylalardan veya dağlardan daha elverişlidir. Birikinti ovaları (Alüvyonlu düzlük) uzun süreler boyunca dağlardan gelen nehirlerin biriktirdiği alüvyonlu topraklarla oluşmuş yeryüzü şekilleridir.

Plato, ırmaklar tarafından derince yarılmış yüksek düzlük.

Türkiye'de en fazla plato İç Anadolu Bölgesi'nde görülür.

Vadi akarsuyun içinde aktığı, kaynaktan ağıza doğru sürekli inişi bulunan arazi türünü tanımlamak için kullanılan ve birkaç kilometre ya da binlerce kilometre kare genişliğinde olabilen coğrafi alan. Vadiler, akarsuların yaptığı aşındırmayla yanlamasına, derinlemesine gelişir. Diğer yandan da geriye aşındırma sonucu boylarını uzatırlar. Genellikle dağ ya da tepelerle çevrelenirler.

Sıradağ birçok Dağ'ın birleşmesiyle oluşan dağ topluluğudur bir sıradağı diğerinden ırmaklar ve ona benzer olaylar ayırır . Ayını sıradağ içinde bulunan bazı dağlar diğerlerinden farklı Jeolojik özelikllere sahiptir; farklı bir orijin'de de bulunabilmektedirler, örneğin Volkan'lar, dağlar veya kıvrım dağlarını yükseltileri bu yüzden, farklı kaya çeşitlerinden oluşabilmekterdir

Uçurum

Mağara, yüzeyle bağlantısı olan en az bir insanın sürünerek girebilmesine olanak verecek genişlik ve yüksekliğe sahip olan yeraltı boşluklarıdır. Bazı mağaralar lavların soğuması sırasında içlerinde bulunan boşluklardan da meydana gelebilir; fakat bu mağaralarda zehirli gaz çıkışları olması ihtimali nedeniyle girilmesi tehlikelidir. Buz içinde oluşan mağaralar da (karstik) vardır.

Kireçtaşı, dolomit, mermer, jips, tuz, kalsit çimentolu konglomera ve kumtaşı gibi erimeye uygun karbonatlı ve sülfatlı kayaların, yeraltı suları tarafından eritilerek aşındırılmasıyla meydana gelen mağaralara karstik mağaralar denir. Bu tür mağaralar oluşum açısından en zengin mağaralardır.

Bir yanardağ (ya da volkan), magmanın (dünyanın iç tabakalarında bulunan, yüksek basınç ve yüksek sıcaklıkla ergimiş ya da erimiş kayalar), yeryuvarlağının yüzeyinden dışarı püskürerek çıktığı coğrafi yer şekilleridir. Güneş sisteminde bulunan kayalık gezegen ve aylarda (bazıları çok aktif olan) birçok yanardağ olmasına rağmen, bu olgu, en azından dünyada, genellikle tektonik plaka sınırlarında görülür. Ne var ki, sıcak nokta yanardağlarında önemli istisnalar vardır.

Okyanuslar kıtaları birbirinden ayıran engin, açık denizlerdir1. Yeryüzünün yaklaşık üçte ikisini (%70) kaplarlar, ve bu alanın yaklaşık yarısında su seviyesi 3000 metrenin üzerindedir.

Deniz, bir okyanus ile bağı olan ve büyük bir alanı kaplayan ve genellikle tuzlu olan su birikintisidir. Terim genellikle okyanus terimi yerine de kullanılır.

Körfez, bir göl kısım veya deniz kısım ile üç taraf anakara.

Koy, denizlerin karaların içine doğru yaptığı küçük girintilere sığ yerlerdir. Fırtınalı havalarda deniz taşıtlarına sığınak olurlarlar. Çok büyük koylara "Gulf" denir.

Burun, karanın özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümüdür.

Nehir veya Irmak, deniz ve göl gibi su kütlelerine dökülen büyük akarsu.

Irmak suları eğimli bir yatak içinde akar. Irmaklar dağ ve tepe gibi yüksek alanlardan doğar. Yamaçlardan inen yağmur ve erimiş kar suları küçük akıntılar oluşturur. Bunların bir araya gelmesiyle çay ve dere gibi küçük akarsular ortaya çıkar. Küçük akarsular da birleşir ve çoğalan sularıyla geniş bir yatak oyarak ırmak biçimini alır. Kar ve yağmur suları kesilirse ırmaklar da kurur.

Göl, her yandan karalarla çevrili geniş su örtüsüdür.

Deniz Kulağı, Lagün veya deniz kulağı, koylarda veya körfez ağızlarının kıyı okları ile kapanması sonucu kıyı gerisinde oluşan göllerdir. Denizle doğal dar bir su yoluyla bağlantısı bulunan, denizden çoğunlukla da dar bir karayla ayrılmış olan göllerdir. Türkiye'de lagünlere en güzel örnek Muğla-Fethiye'deki Ölüdeniz'dir. Ayrıca samsunda kızılırmak deltasının kuzey batı kesimlerinde de tipik örnekleri bulunmaktadır.Buradaki lagünler Kızılırmak'ın getirdiği alüvyonlar sonucu karadenizle bağlantısı kesilen su kütlelerinden oluşur.Asıl önemli olanlar, Marmara Bölgesindeki Büyük Çekmecesi, Küçük Çekmece, Durusu'dur.

Delta bir ırmağın çatallanarak denize döküldüğü yerdir. Eski yunanlı tüccarların Nil Nehri'nin denize ulaşan kısmında üçgen biçiminde kara parçaları oladuğunu gördüler. Oluşan şekiller yunan alfabesinin dördüncü harfi ? (delta) yla aynı olduğu için tüccarlar buraya delta adını verdiler. Hızlı akan suların içerisinde çamur ve torutullar sız sebebiyle dibe çökme fırsatı bulamazlar.

Buzul, dağ zirvelerinde yaz kış erimeyen ve yer çekiminin etkisiyle yer değiştiren büyük kar ve buz kütlesidir. Eğimli arazilerde yıllar boyunca biriken kar kütlesinin önce buzkar, sonra da buza dönüşmesiyle oluşur. Buzullar okyanuslardan sonra dünya üzerindeki ikinci büyük su deposu ve en büyük tatlı su deposudur, tatlı suyun % 98,5'unu oluştururlar.

Buzultaşlar (Moren), buzulların getirip bıraktığı ve geri çekildikten sonra yüzeyde kalan taş oluşumlarıdır. Bu oluşumlar genellikle ince tozumsu bir madde içinde küçüklü büyüklü taş ve kaya parçalarının bir araya gelmesinden oluşan buzul tilinin doğrusal yığınlar halinde toplanması şeklinde görülür.

Buzdağı (İngilizce: Iceberg (Aysberg), Almanca Eisberg) Kuzey ve Güney Kutbu denizlerinde bulunan büyük buz kütlesidir. Devamlı soğuk olan bölgelerde karın üst üste yığılması, kardan bir dağ ve sonra da bir buz katmanı teşekkül ettirir. Bu katman zamanla kıyıya doğru kayar ve denizde parçalanır. Böylece muazzam buz dağları meydana gelir.

Çalı alanlarını üç şekilde düşünmek mümkündür. Bunlardan birincisi kızılçamın tahribatı ile başlayan süreçte meydan gelen çalılardır.Bunu şu şekilde formüle etmek mümkündür: Kızılçam----Maki----Garig----Çalılık alan İkinci bir çalılık alan ise Tundra bölgelerinde likenlerle beraber bulunan çalı formasyonudur Üçüncü çalılık alan ise Steplerde görülür.

Çöl, yerkürede yer alan ana biyom tiplerinden birisidir.

Çöller, temel olarak ekvatorun kuzey ve güneyinde 15-40 dereceler arasında, bulunan çok kurak alanlardır. Çöl atmosferinin düşük nemliliği gece ve gündüz arasında çok büyük sıcaklık farklarının oluşmasına neden olur. Çöller, aldıkları yağışın miktarında (genellikle yılda 25 cm’den az) büyük değişkenlik gösterirler, yağışın zamanı da öngörülememektedir. Çöl toprağında organik madde miktarı az olmasına karşın mineraller bol miktarda bulunur. En gelişmişlerinde bile bitki örtüşü çok seyrektir ve toprak güneş ışınlarına ve rüzgara doğrudan maruz kalır. Hem yıllık hem de çok yıllık bitkiler mevcuttur, ancak çok yıllık bitkiler olarak kaktüsler tipiktir. Bu bitkiler su kaybını azaltmak için genellikle çok küçük yapraklara sahiptir ya da hiç yaprakları yoktur. Bazı bitkiler ise yer altı organları olarak yaşarlar ve yalnızca aşırı yağışların olduğu kısa bir büyüme dönemine sahiptirler.

Tundra (Sami dilinden; anlamı: ağaçsız ova), Kuzey ülkelerinde rastlanan, yapısına likenlerin de katıldığı bodur ot toplulukları. Ilıman kuşağın kuzeyinden kutuplara doğru yaklaşıldıkça ormanların yerini, bodur çalılar ile karayosunları ve likenlerden meydana gelen tundralar alır. Tundralar yılın dörtte üçünden uzun bir süre karlarla örtülü kalır. Bunun için kutup bölgesi dışında yetişen bazı ağaçlara burada ancak bodur çalılar halinde rastlanır. Kutup söğüdü ve bodur huş bunlara misal verilebilir. Hakim bitki topluluklarını karayosunları ve likenler (Ren geyiği likenleri vs.) meydana getirir.

Savana; kurak mevsimin uzun sürdüğü tropikal bölgelerde görülen, tek tük ağaçlar serpili büyük çayırlardan oluşan bitki topluluğu, Güney Afrika'da ve Doğu Afrika'da başlıca bitki topluluğu olan savana(savan da denir), boyları yer yer iki metreyi bulabilen köksaplı bitkilerden ve buğdaygillerden oluşur.

Orman, belirli yükseklikteki ve büyüklükteki ağaçlar, çalı, otsu bitkiler, mantarlar, mikroorganizmalar ve çeşitli hayvanlarla, toprağın birlikte meydana getirdiği, aynı zamanda topluma çeşitli faydalar sağlayan bir ekosistem.

Bataklık: coğrafya terimi. Çok kez veya her zaman su basmış bir yer.

Kanyon, Dünya yüzeyinde nehirlerce oluşturulmuş derin vadi.

Bir çok kanyonu uzun süreli erozyonların yaylalar üzerinde oluşturduğu bilinmektedir. Kanyon yapılarının iki yanlarındaki duvarlar, erozyon ve aşınmaya dayanıklı sert kayalardan oluşur. Bunlar granit ya da kumtaşı gibi oluşumlardır. Kanyon oluşumunda hızlandırıcı etkisi olan hava akımları kuru alanlarda sulak bölgelere nazaran daha etkili olduklarından, kanyonlara bu tür bölgelerde daha sık rastlanır. Sualtı Kanyonları adından da anlaşılacağı üzere, deniz taban seviyesinde oluşan kanyon yapılarıdır. Karasal olanlarla hemen hemen aynı özelliklere sahip olan ve genellikle nehir ağızlarında vücut bulan bu yapıların oluşumlarında, sualtı akıntıları temel etkendir. Türkçe'ye Frenk dillerden gelen Kanyon adı, kaynağı İspanyolca asıllı olan cañón sözüdür.

 
Benzer Makaleler

Sosyoloji Konuları

Davranış Örüntüleri Nedir

Sosyoloji Konuları | Mustafa BULUT | Tuesday, 12 January 2010

Davranış Örüntüleri: İnsanlar arasında düzenli olarak yinelenen hareket ve düşünmedeki (ve uygulamadaki) bir tekbiçimlilik olarak... Devamını oku...

More in: Sosyoloji Konuları

Nükleer Teknoloji

Hangi firmalar nükleer için yarışacak

News image

Nükleer Teknoloji | slmblt | Sunday, 24 August 2008

 Nükleer enerji ihalesi hazırlıkları hızla sürüyor. Firmaların soruları üzerine bir bilgilendirme toplantısı yapılacak. İşte ihale için şartname alanlar ve merak ettileri hususlar: Devamını oku...

More in: Nükleer Teknoloji

Çevre Haberleri

Hatila Vadisi Millî Parkı

Çevre | Mustafa BULUT | Tuesday, 8 September 2009

Hatila Vadisi Millî Parkı Tür Millî Park Bulunduğu Yer Artvin Koordinatları Kapladığı Alan 16.988...

Devamını oku...

More in: Çevre

Sosyoloji Konuları

Davranış Örüntüleri Nedir

Sosyoloji Konuları | Mustafa BULUT | Tuesday, 12 January 2010

Davranış Örüntüleri: İnsanlar arasında düzenli olarak yinelenen hareket ve düşünmedeki (ve uygulamadaki) bir tekbiçimlilik olarak tanımlanabilir. Davranış örüntüleri, bir toplumdaki neyin kabul edilebilir, ya da kabul edilemez olduğu hususunda bir...

Devamını Oku

More in: Sosyoloji Konuları

E-Kitaplar

Men's Journal, September 2009 (US)

News image

E book | Mustafa BULUT | Wednesday, 12 August 2009

Men's Journal, September 2009 (US)True PDF | 163 Pages | English | 19.6 Mb DOWNLOAD OR MIRROR Devamını oku...

More in: E book

Osmanlı Hakkında

Çerkez Ethem Ayaklanması

Osmanlı Hakkında | Mustafa BULUT | Saturday, 1 November 2008

Vikipedi, özgür ansiklopedi I. İnönü savaşı sırasında bastırılmıştır. Kuvvei Seyyare döneminde oldukça başarılı hizmetler veren Çerkez Ethem bu yenilgi sonunda Yunan ordusuna teslim olmuş ve TBMM tarafından vatan haini olarak... Devamını oku...

More in: Osmanlı Hakkında

Hayvanlar Alemi

Boz fok (Halichoerus grypus)

News image

Hayvanlar Alemi | Mustafa BULUT | Tuesday, 27 January 2009

Boz fok (Halichoerus grypus), fokgiller (Phocidae) familyasının Halichoerus cinsine mensub, Kuzey Atlantik Okyanusu kıyılarında yayılmış bir fok türü.Bayağı foktan (Phoca vitulina) çok daha cüsseli yapısıyla ayrılır. Bunun dışında, bayağı... Devamını oku...

More in: Hayvanlar Alemi

Coğrafya Hakkında

Coğrafi Yer Şekilleri

Coğrafya Hakkında | Mustafa BULUT | Friday, 9 January 2009

Kıta (Anakara), Yeryüzünü oluşturan büyük kara parçalarına denir. Kıta'yı tanımlayan tek bir standart yoktur ve bu yüzden farklı kültürler ve bilimler neyin kıta olarak yorumlanacağına ilişkin farklı listelere sahiptirler. Genelde,... Devamını oku...

More in: Coğrafya Hakkında

Tarih Bölümü

News image

ESKİ TÜRKLERDE VE OSMANLILARDA HARİTACILIK

1076 yılında KAŞGARLI MAHMUD (El Kaşgarî) “Divanü-Lügat-it-Türk” (Türkçe Sözlük) isimli bir yapıtında bir dünya haritası çizmiştir. Bu harita Ort... Devamını oku...

Tarih | Thursday, 25 September 2008

More in: Tarih

Atasözleri

Allah'ın bildiği kuldan saklanmaz

Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü | Mustafa BULUT | Sunday, 1 November 2009

Allah'ın bildiği kuldan saklanmaz kişi işlediği suçtan dolayı önce Tanrı'ya karşı sorumludur... Devamını Oku

More in: Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

Biografi

Ziya Paşa

Biyografi | Mustafa BULUT | Tuesday, 13 October 2009

Ziya Paşa ( 1825)- (17.05.1880) 1825 yılında İstanbul'da doğdu. Asıl adı Abdülhamid Ziyaeddin'dir. Beyazıt Rüştiyesı'ni bitirdi. Özel öğretmenlerden Arapça ve Farsça öğrendi. Sadaret Mektubî Kalemi'ne devam etti. Mustafa Reşid... Devamını oku...

More in: Biyografi