| İsrail Gizli Servisi |
|
| -İ- | ||||||||||||||
KİTABIN ÖZETİ : Yeni kurulan İsrail devletinin başlangıçta gereksinim duyduğu en temel unsur, ne paasına olursa olsun iç güvenliğin sağlanması idi. Bu amaçla İsrail gizli servisi tüm dikkatini ülke içine yöneltmiştir. Fakat bağımsızlığını kazandıran diğer ülkelerden farklı olarak, araplara karşı verilecek olan bağımsızlık savaşının alevlerinin sıcaklığı, ülke dışına yönelik istihbarat servisini geliştirmesini zorunlu kılıyordu. Bu sorunun yanıtı hemen hemen belliydi. Mossad’ı geliştirmek. Mossad, Haganah örgütünün bir bölümü olarak kurulduğundan beri dış ülkelerden sağlanan bilgilerinin toplanması görevini büyük bir başarı ile yürütmüştü. İsrail’in gereksinimi duyduğu olgu, bağımsızlığı yeni kazanmış olan diğer unsurlar için olanaksız gibi görünen, kuruluşundan o güne kadar geçen süre içinde mücadele içinde yoğrulmuş birinci sınıf aktif bir gizli servisin oluşturulmasıydı. Çünkü bağımsızlık savaşı devam ederken İsrail sadece arap dünyasının değil aynı zamanda Rusyanında düşmanlığını kazanmıştı. 1949-50 yılları arasında Tahran ve İstanbul’a gönderilen Mossad ajanları, Sovyetler birliği tarafından İsraile karşı yürütülen faaliyetler ile ilgili olarak çok önemli bilgiler topladılar. Bunlar arasında en önemli olanları Ruslar tarafından beyinleri yıkanarak, siyonizim davasına inanmayan Bulgar ve Roman yahudilerinin İsraile gönderilmeleriydi. Çünkü Yahudiler arasında halen Rusları, kendilerini Nazilerin pençesinden kurtaran bir kurtarıcı olarak görerek, Bolşevizme sıkı sıkıya bağlı kişiler bulunmaktaydı. Onlara göre İsrail’deki Kibbutz’lar bir çeşit işci kamplarıydı ve Avrham Stern örnek göstererek, Siyonislerin ikinci dünya savaşı sürerken Nazilerle eğlem birliği içine girdiklerine inanmışlardı. 1952 yılının Aralık ayında Kudüs’te yaşayan 28 yaşındaki Hagop Antaryessiyan, Sovyeler birliği adına casusluk yaptığı suçlamasıyle tutuklandı. Belirtildiğine göre Antaryessiyan Sovyetler birliği adına casusluk yaptığı suçlanmasıyla tutuklandı. Belirtildiğine göre Antaryessiyan, Sovyet Ermenistanında 18 ay önce gelmiştir; ve o günden beri de gizli polis tarafından sürekli olarak gözetim altında tutuluyordu. Ben-Gurion, yeni kurulan bir devletin başkanı olarak istihbarat konularına özel bir önem vermiş ve gizli bir örgütün kurulması gerektiğine inanmıştır. Gurion dünyanın en güçlü örgütünü oluşturmayı kendisine hedef yapmıştı. Bu amaçla diğer ülkelerin gizli servislerini kuvvetli ve zayıf yönlerini çok iyi etüd etmişti. O ne KGB gibi sadece bilgi toplayan ve karşı istihbarat yapan bir örgüt ne de İngiltere’de olduğu gibi bu konuların birbirinden ayrı olduğu bir örgüt istiyordu. Ben-Gurion 1952 yılında İsser Harel’e bu görevi verdiğinde, ondan bir bölümü diğer tüm bölümlerin kontrolünü sağlayacağı ve bölümler arsında eşgüdümü olduğu bir örgüt oluşturulmasını istemiştir. Shin-Beth ve tüm karşı istihbarat servisi gücünü Mossad ve Aman’a borçludur. Dünyada hiçbir ülkenin karşı istihbarat örgütü, İsrail’in sahip olduğu dez avantajlara sahip değildir. Shin’e bağlı olarak çalışan diğer bir örgütün adı da Reshut’tur. Bu örgüt İngilizler’in Scotland-Yard’ a benzeyen özel bir kuruluştur ve benzeri bir örgüt yapısına sahipti. Resud, Shin-Beth içinde,İngilizler’in DI5 içinde yer alan özel birlik ile aynı görevlere sahipti. Görevi, yasa dışı terörist örgütlere yönelik karşı faaliyetlerde bulunmaktı.
kaynak: gata.edu.tr |
||||||||||||||
| Benzer Makaleler | |


