| Tıpta yeni umut ışığı |
|
| Teknoloji Haber | ||||||
{sidebar id=3}PORFİRİLER, porfirin adlı pigmentlerin deride, dişlerde, ve kemikte birikmesiyle kendini gösteren bir hastalık grubudur. Birçok porfirin, karanlıkta zararsız iken, ışıkla aktive olup eritici, âdeta et yiyen canavarlara dönüşür. Tedavi edilmediğinde, bu durum çok ağır hastalıklara yol açar. Bunlardan birisi olan konjenital eritropoetik porfiride, hastanın kulaklarında ve burnunda, ayrıca dudaklarda ve diş etinde erime olur. Deride pigmentasyonlar oluşur ve deri renginde beyazlaşma görülür. Bu hastalar, gündüz dışarıda dolaşamazlar. Bilim adamları, bu ağır hastalığın çaresini bulmaya çalışırken, porfirinlerin tıpta faydalı birer araç olarak da kullanılabileceğini keşfettiler. Porfiride sözkonusu olan ve bugün fotodinamik tedavide kullanılan moleküllerin, fotosentez, oksijen taşınması gibi oldukça önemli fonksiyonları mevcuttur. Porfirinlerin karbon ve azottan bir halka yapısı vardır ve bunun ortasındaki boşluğa da demir veya magnezyum gibi metal iyonları yerleşir. Bu metal iyonları, porfirin halkalarına düzgün yerleştiklerinde, biyolojideki en önemli enerji üreten işlevlerin başlamasına vesile olurlar. Nitekim, fotosentezde güneş ışığını alan bitki pigmenti olan klorofil, bir porfirindir. Kanda oksijen taşıyan hemoglobin adlı proteinin de merkezindeki kısmı bir porfirindir. Ayrıca birçok önemli görevi üstlenen enzimler de porfirinlerdir. Işığa hassas reaksiyonların çok faydalı bazı yönleri, Eski Mısır’dan beri bilinmekteydi. Örneğin, bazı çekirdek ve meyvelerde bulunan psoralen adlı maddeler binlerce yıldır bazı cilt hastalıklarının tedavisi için kullanılmaktadır. Sedef hastalığının ve vitiligo’nun tedavisinde kullanılan psoralenler, ışıkla aktive olunca, hastalıklı bölgedeki çoğalan hücrelerin DNA’ları ile reaksiyona girip bu hücrelerin ölümüne yol açarlar. Psoralenlerin bu özelliğinden çok etkilenen bazı bilim adamları, bu maddelerin ultraviyole ışığı ile aktive olduğunu gösterdikten sonra, bunu değişik cilt hastalıklarının tedavisinde kullanmaya başlamışlardır. Porfirinler, cilt hastalıkları dışında, bazı tümörlerin tedavisi için de bir süre kullanılmış ve ışıkla aktive olan porfirinlerin tümör hücrelerini öldürmesiyle tümörlerde gerileme tesbit edilmiştir. Ki, şu anda bilinen porfirinler tamamen tümörleri yok etmeyi başaramasa da, daha etkili ve vücuttan kolay atılan porfirinleri bulabilmek için çalışmalar devam etmektedir. Nisan 2000’de ABD’de verteporfin adlı böyle bir ilaç onay almıştır. Ancak bu ilaç kanser için değil, yaşlılığa bağlı körlüğün engellenmesi için kullanım onayı almıştır. Bazı yaşlılarda görülen ve körlüğe yol açan maküler dejenerasyonda gözün arkasındaki retina tabakasında oluşan anormal damarlaşmalar zamanla körlüğe yol açabilmektedir. Damardan verilen verteporfin, dakikalar içinde hızlı gelişen bu anormal damarlarda toplandıktan sonra göze verilen kırmızı ışıkla aktive olup, normal retina dokusuna zarar vermeden, anormal damarların gelişmesine ve dolayısıyla körlüğün oluşmasına engel olabilmektedir. Kalpteki daralan koroner damarların açılmasında da porfirinler kullanılmaya başlanmıştır. Işık verebilen bir balon kateteri ile hastalıklı damara ulaşılınca, o sırada damara verilen porfirinler ışık etkisiyle aktive olup hastalıklı bölgedeki daralmaya yol açan plakların erimesine yol açmaktadır. Bu konudaki ilk insan çalışmasının sonuçları Amerikan Kalp Akademisi’nin 2002 Eylül’ündeki yıllık toplantısında Harvard Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından sunulmuştur. Porfirinlerin özellikle aktif ve çoğalan hücrelerde birikmesi, bu maddelerin başka hastalıklarda da kullanılması ihtimalini akla getirmektedir. Enfeksiyon hastalıklarına yol açan bakterilerin öldürülmesi için de porfirinlerin kullanılması ihtimali ortaya çıkmıştır. Gram negatif bakteriler, antibiyotik tedavisine dirençli, yok edilmeleri kolay olmayan bakterilerdir. Porfirinlerin ise karmaşık bir hücre duvarı yapısı olan bu bakterilerin içine girmesi mümkün değildir. Ancak son yıllarda Harvard Üniversitesi’ndeki araştırmacılar lizin aminoasit zincirini bir porfirine ekleyerek bu zincirin bakteri duvarını aşabilme özelliğinden faydalanıp porfirinleri de bakteri içine sokmayı başarabilmişlerdi. Tabiî ki ışıkla harekete geçen porfirinler bakterilerin yok edilmesini de sağlamışlardır. Bağışıklık sistemi hastalıkları, AIDS, kan kanserleri, organ nakli reddi gibi hücrelerin hızlı çoğaldığı hastalıklarda porfirinlerin faydalı roller üstlenebileceği düşünülmektedir. Kısacası, ışıkla harekete geçen bu ilginç moleküllerin ileride çok daha fazla işimize yarayacağı anlaşılıyor. Kaynak:“New Light on Medicine,” Nick Lane, Scientific American, Ocak 2003.
Zafer Dergisi |
||||||
| Benzer Makaleler | |
Anamenü
Sosyoloji Konuları
Davranış Örüntüleri NedirSosyoloji Konuları | Mustafa BULUT | Tuesday, 12 January 2010 Davranış Örüntüleri: İnsanlar arasında düzenli olarak yinelenen hareket ve düşünmedeki (ve uygulamadaki) bir tekbiçimlilik olarak... Devamını oku... |
|
More in: Sosyoloji Konuları |
Nükleer Teknoloji
Hangi firmalar nükleer için yarışacak![]() Nükleer Teknoloji | slmblt | Sunday, 24 August 2008 Nükleer enerji ihalesi hazırlıkları hızla sürüyor. Firmaların soruları üzerine bir bilgilendirme toplantısı yapılacak. İşte ihale için şartname alanlar ve merak ettileri hususlar: Devamını oku... |
|
More in: Nükleer Teknoloji |
CHİP Online
Oracle
Çevre Haberleri
Hatila Vadisi Millî ParkıÇevre | Mustafa BULUT | Tuesday, 8 September 2009 Hatila Vadisi Millî Parkı Tür Millî Park Bulunduğu Yer Artvin Koordinatları Kapladığı Alan 16.988... Devamını oku... |
|
More in: Çevre |
Sosyoloji Konuları
Davranış Örüntüleri NedirSosyoloji Konuları | Mustafa BULUT | Tuesday, 12 January 2010 Davranış Örüntüleri: İnsanlar arasında düzenli olarak yinelenen hareket ve düşünmedeki (ve uygulamadaki) bir tekbiçimlilik olarak tanımlanabilir. Davranış örüntüleri, bir toplumdaki neyin kabul edilebilir, ya da kabul edilemez olduğu hususunda bir... Devamını Oku |
|
More in: Sosyoloji Konuları |
E-Kitaplar
Men's Journal, September 2009 (US)![]() E book | Mustafa BULUT | Wednesday, 12 August 2009 Men's Journal, September 2009 (US)True PDF | 163 Pages | English | 19.6 Mb DOWNLOAD OR MIRROR Devamını oku... |
|
More in: E book |
Kayıt Ol
Osmanlı Hakkında
Çerkez Ethem AyaklanmasıOsmanlı Hakkında | Mustafa BULUT | Saturday, 1 November 2008 Vikipedi, özgür ansiklopedi I. İnönü savaşı sırasında bastırılmıştır. Kuvvei Seyyare döneminde oldukça başarılı hizmetler veren Çerkez Ethem bu yenilgi sonunda Yunan ordusuna teslim olmuş ve TBMM tarafından vatan haini olarak... Devamını oku... |
|
More in: Osmanlı Hakkında |
Hayvanlar Alemi
Boz fok (Halichoerus grypus)![]() Hayvanlar Alemi | Mustafa BULUT | Tuesday, 27 January 2009 Boz fok (Halichoerus grypus), fokgiller (Phocidae) familyasının Halichoerus cinsine mensub, Kuzey Atlantik Okyanusu kıyılarında yayılmış bir fok türü.Bayağı foktan (Phoca vitulina) çok daha cüsseli yapısıyla ayrılır. Bunun dışında, bayağı... Devamını oku... |
|
More in: Hayvanlar Alemi |
Coğrafya Hakkında
Coğrafi Yer ŞekilleriCoğrafya Hakkında | Mustafa BULUT | Friday, 9 January 2009 Kıta (Anakara), Yeryüzünü oluşturan büyük kara parçalarına denir. Kıta'yı tanımlayan tek bir standart yoktur ve bu yüzden farklı kültürler ve bilimler neyin kıta olarak yorumlanacağına ilişkin farklı listelere sahiptirler. Genelde,... Devamını oku... |
|
More in: Coğrafya Hakkında |
Tarih Bölümü
![]() ESKİ TÜRKLERDE VE OSMANLILARDA HARİTACILIK1076 yılında KAŞGARLI MAHMUD (El Kaşgarî) “Divanü-Lügat-it-Türk” (Türkçe Sözlük) isimli bir yapıtında bir dünya haritası çizmiştir. Bu harita Ort... Devamını oku... Tarih | Thursday, 25 September 2008 |
|
More in: Tarih |
Atasözleri
Allah'ın bildiği kuldan saklanmazAtasözleri ve Deyimler Sözlüğü | Mustafa BULUT | Sunday, 1 November 2009 Allah'ın bildiği kuldan saklanmaz kişi işlediği suçtan dolayı önce Tanrı'ya karşı sorumludur... Devamını Oku |
|
More in: Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü |
Biografi
Ziya PaşaBiyografi | Mustafa BULUT | Tuesday, 13 October 2009 Ziya Paşa ( 1825)- (17.05.1880) 1825 yılında İstanbul'da doğdu. Asıl adı Abdülhamid Ziyaeddin'dir. Beyazıt Rüştiyesı'ni bitirdi. Özel öğretmenlerden Arapça ve Farsça öğrendi. Sadaret Mektubî Kalemi'ne devam etti. Mustafa Reşid... Devamını oku... |
|
More in: Biyografi |







