Nükleer Santraller, Hidroelektrik Santraller, Madencilik ve Çevreye Olan Etkileri-Zararları

cevre_kirliligi.jpgNüfus artışına paralel olarak insanların maden ve enerji kaynaklarına olan talebi artmıştır. Kaynakların kullanımının artması çevreye zarar vermektedir. Kömür, petrol, doğalgaz gibi fosil yakıtların çevre kirlenmesindeki etkisi çok fazladır. Şimdi bu enerji kaynaklarının sebep oldukları çevre sorunlarına daha yakından bakalım;

Termik Santrallerin Çevreye Etkisi
Termik santrallerde soğutucu, buhar elde etme ve temizleme gibi amaçlarla kullanılan sular sıcaklık dereceleri yükselmiş olarak torağa, yeraltı sularına, akarsulara ve denizlere boşaltılmaktadır. Suyun sıcaklığı yüksek olduğu için sularda yaşayan canlıları olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca akarsular ağır metallerle kirlenmektedir. Örneğin Muğla’da Çine ve Dipsiz çaylarının suları Yatağan Termik Santrali’nde soğutma suyu olarak kullanıldıktan sonra tekrar akarsuya boşaltılmaktadır. Tabi bu sırada kullanılan su çeşitli kimyasal maddelerle işlemden geçirilmektedir. Bu kimyasal maddeler suyla birlikte akarsuya karışmakta, özellikle demir ve sülfat bileşikleri başta olmak üzere bol miktarda ağır metallerle akarsu kirlenmektedir.

Linyit kullanılan termik santrallerde kömürün yanmasıyla bol miktarda kül oluşur. Bu küllerin içinde bulunan gazların bir kısmı havada kalarak asit yağmurlarına sebep olurlar. Yere ulaşan küller ise toprak yüzeyini ve bitkilerin üzerlerini kaplarlar.  Toprak yüzeyine yığılan küller yağışlarla yeraltına sızarak toprağın kalitesini belirleyici özelliklerinde bozulmalar meydana getirirler. Bencik Dağı, Sepetçi Dağı yamaçlarında 40 bin hektarlık alandaki ormanlar Yatağan Termik Santrali’nin sebep olduğu hava kirliliğinden dolayı zarar görmüştür. Termik santrallerin bacalarından çıkan dumanların içinde bol miktarda kükürtdioksit ve azotoksit gazları bulunmaktadır. Bu gazlar atmosferde yükselerek havadaki su damlacıklarıyla reaksiyona girerler ve asit yağmurlarına sebep olurlar. Asit yapmurları bitkilerin yeşil kısımlarını yakar. Yatağan Termik Santrali bu şekilde 400.000 dekarlık kızılçam ormanın ortadan kalkmasına sebep olmuştur. Buna benzer bir durum Bey Dağları çevresinde de yaşanmıştır. Gökova Termik Santrali’nden çıkan gazlar 1800-1900m yükseklikte Bey Dağları’nı etkilemiştir. Çevredeki köylerde tarım ürünleri zarar görmüştür. Ayrıca termik santrallerde etrafa yayılan civa, gelişmeyi, öğrenme yeteneğini ve sinir sistemini olumsuz etkilemektedir.

Petrol ve Çevre
Petrol ve petrol ürünleri evlerin ısıtılmasından arabalarda ve uçaklarda yakıt olarak kullanılmasına, ilaç, boya, plastik, lastik yapımına kadar pek çok alanda kullanılmaktadır. Petrol taşınması, işlenmesi, aranması ve kullanılması sırasında çevreyi kirletmektedir. Petrol yakıt olarak kullanılırken de havayı kirletmektedir.

Kaza yapan petrol tankerlerinin denizlerin kirlenmesindeki payı oldukça fazladır. Denize dökülen petrol, denizi doğrudan kirletirken denizlerde yaşayan  canlılarda da hasara sebep olmaktadır. Tanker kazası sonucunda denize dökülen petrolün %16’sı suya karışır, %15′i buharlaşarak atmosfere karışır, %22’si biyolojik olarak çözünür, %3′ü açık denizde toplu olarak kalır, %15′i kıyıya vurur, %28′i ise su dibine iner.

gra.jpg16 Mart 1978′de Amoco Cadiz adlı Liberya bandralı petrol tankeri karaya oturmuş, Atlas okyanusunun doğu kıyılarında petrol kirliliğine neden olmuştur. 400km’den uzun kıyı şeridini etkileyen olayda 223 bin ton ham petrol denize dökülmüştir. Denize dökülen bu petrol okyanus ekosistemini bozmuştur. 24 Mart 1989 tarihinde Exxon Valdez adlı petrol tankeri Alaska Körfezi yakınlarında Prince William Sound açıklarındaki aysberglerden kurtulmak isterken kayalıklara çarpmış ve 306 bin varil ham petrol denize dökülmüştür. Çıkan fırtına petrolün güneye doğru yayılmasına sebep olmuş, kazanın 56. günü 870km uzaklıktaki kıyı şeritleri bile petrole bulanmıştır. Bir yıl içinde milyonlarca kuş yokolmuş, balık ve diğer canlıların ölmesine sebep olmuştur.

Nükleer Santrallerin Sebep Olduğu Çevresel Sorunlar
Uranyum ve Toryum gibi maddelerin parçalanmasıyla elde edilen enerjinin büyükbir kısmı elektrik enerjisi olarak kullanılır. Nükleer santrallerden havaya zararlı gazlar bırakılmaz. Fakat nükleer atıklar yüksek oranda radyoaktiviteye sahipmadde içerirler. Bu sebeple radyoaktif atıkların yerin 1200m altına gömülmesi gerekir. Radyoaktif atıklar dış ortama geçtiklerinde çok büyük sorunlar oluştururlar. Ayrıca bu atıklar soğuduğunda camsı bir yapı oluştururlar. Çünkü cam suda çözünmediği için bu atıkların yeryüzüne çıkma ihtimalinin azalması için nükleer atıklar cam eriyiği ile karıştırılıp metal silindirlere boşaltılırlar. Kurşun, civa, arsenik gibi kimyasal atıklara kıyasla nükleer atıkların tehlikesi daha azdır. Nükleer santrallerde açığa çıkan enerjiden dolayı çok fazla ısınma olur. Santrallerin sürekli soğutulmaya ihtiyacı vardır bu nedenle akarsu veya göl yataklarına kurulur. Kullanılan sular tekrar geri verildiğinde çok ısınmış olur. Isınan bu sular akarsu, göl ve denizlerde yaşayan canlıların ölmesine neden olur.

Hidroelektrik Santrallerin Sebep Olduğu Çevresel Sorunlar
Hidroelektrik santrallerin kurulması doğal çevreyi ve insanı etkilemektedir. Barajlar kurulurken birçok doğal güzellikler, tarihi ve kültürel değerler sular altında kalmakta, birçok bitki ve hayvan türü yokolmakta, yerleşim birimleri sular altında kaldığı için insanlar yer değiştirmek zorundadır. Baraj gölü aynı zamanda yüzeyinin yeniş olmasından dolayı buharlaşmayı arttırmaktadır. Artan buharlaşma sonucunda topraklardaki tuzlanma ve çoraklaşma artmaktadır. Su yüzeyinin geniş olmasının bir başka etkisi de sudaki mikropların ve parazitlerin artmasına neden olmasıdır.

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Neden Olduğu Çevresel Sonuçlar
Yenilenebilen enerji kaynaklarının çevreye yaptığı olumsuz etkiler fosil yakıtlara göre oldukça azdır. Örneğin rüzgar enerjisi için kurulan türbinlerin oluşturduğu sesten dolayı gürültüve görüntü girliliği yaşanmaktadır. Biyokütle enerjisinde çöp ve bazı atıkların yakılması sonucu ortaya çıkan maddeler hava kirliliği  ve çevre kirliliğine neden olmaktadır.

Madenciliğin Çevre Kirliliğine Etkileri
Maden çıkarılması için yapılan kazılar sonucunda çevre bozunmaları yaşanmaktadır. Arazi yapısı değiştiği için toprak yapısı, yeraltı ve yerüstü sularının drenaj sistemleri bozulmakta ve kirlenmektedir. Doğal bitki örtüsü ve toprağın verimli kısmı yok edilmekte bunun sonucunda toprakta zehirli maddeler birikmektedir. Maden ocaklarında açılan boşluklar doldurulup buralara hızlı büyüyen ağaç türleri dikilerek çevreye verilen zarar en aza indirilebilir.

kaynak:bilgiustam.com